Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) Yargılaması

Hizmet Buluşları Prosedürü
11 Ocak 2017
Spor Tahkim Mahkemesi (Cas) Yargılamasında Hakemler Ve Tebligat Usulleri
11 Ocak 2017

Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) Yargılaması

GİRİŞ

Spor Hukukunun tarihi sporun tarihi ile karşılaştırıldığında oldukça yakın zamanlara dayanmaktadır. Eski Yunan’da ilk örneklerine rastladığımız olimpiyatlar çeşitli sebeplerle kesintilere uğramışsa da olimpiyatların günümüzün en önemli spor organizasyonlarından biri olduğu aşikardır. Sporun gelişimi sürecinde olimpiyatların temeli kabul edilen atletizme zamanla bir çok yeni spor eşlik etmiş, sporun yelpazesi oldukça zenginleşmiş ve gelişmiştir. Sporun içerisine yavaş yavaş ekonominin dahil olması hatta kimilerine göre ekonominin spora hakim olması uyuşmazlıkların artışında da başrolü oynamaktadır. Gelişen süreç içerisinde özellikle 1980’li yılların başlarına gelindiğinde bu uyuşmazlıkların daha da artması, spor kaynaklı uyuşmazlıkları çözümlemeye yetkili ve uluslarası alanda bağlayıcı kararlar verebilecek bir otoritenin bulunmayışı gerçek anlamda bir problemdi. 1981 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi başkanlığına seçilen Juan Antonio Samaranch tarafından ortaya atılan uluslararası Spor yargılaması fikri kısa sürede spor camiasında karşılığını bulmuş, 30.06.1984 tarihinde CAS yani Spor tahkim mahkemesi kurulmuş ve faaliyetine başlamıştır.
İlk zamanlar tüm finansmanı IOC tarafından karşılanan Spor tahkim mahkemesi Elmar Gundel Kararı ile yeni bir yapılanmaya gitme zorunluluğu hissetmiştir. Binicilik federasyonuna bağlı bir sporcu olan Elmar Gundel ülkesinde verilen 3 aylık müsabakalardan men edilme cezasına karşı CAS’a temyiz başvurusunda bulunmuş ve cezası bir aya indirilmiştir. Lehine bir karar çıkmasına karşın bu durumdan tatmin olmayan sporcu bu kez İsviçre Federal Mahkemesi’ne başvurarak CAS’ın oluşumunda ve işleyişinde bağlı bulunduğu binicilik federasyonun önemli bir rol oynadığını bu sebeple tahkimin gerekli olan tarafsızlık ve bağımsızlık şartlarını taşımadığını dile getirmiştir. Her ne kadar İsviçre Federal Mahkemesi bu başvuruyu reddedip CAS’ın bağımsız ve tarafsız bir tahkim mahkemesi olduğunu belirtmiş ise de kararın satır aralarında CAS’ın finansmanının IOC tarafından sağlanması, tüzüğünün değiştirilmesinde IOC’nin yetkili olması ve CAS üyelerinin seçiminde IOC’nin etkisine gönderme yaparak önemli bir mesaj vermiştir. Bu gelişmeler üzerine 22 Haziran 1994 tarihinde gerçekleştirilen Paris Anlaşması sonucu ICAS (Uluslar arası Spor Tahkim Konseyi) kurulmuş ve CAS’ın idari ve yargısal faaliyetleri ayrılmıştır.  Bu tarihten sonra CAS’ın idare ve finansmanı ICAS tarafından sağlanmış ve halen de sağlanmaktadır.

CAS’ın tahkim yetkisini tanıyan ilk uluslararası federasyon Uluslararası Binicilik Federasyonu’dur.  1991 yılında CAS yargısını tanıyan bu federasyondan tam 11 yıl sonra, ancak 2002 yılında Uluslararası Futbol Federasyonu “FIFA” CAS’ın yargı yetkisini kabul edebilmiştir.

Merkezi Lozan’da bulunan Spor Tahkim Mahkemesi CAS’ın New York ve Sydney’de de birer adet daimi temsilciliği vardır. CAS yargılamasında temel olarak İngilizce ve Fransızca dilleri kullanılır. Ancak tarafların anlaşmaları halinde seçecekleri başka herhangi bir dilde de yargılama gerçekleşebilir. Ancak bu durumda tüm tercüme masraflarının taraflarca karşılanması gerekmektedir.

CAS temel olarak dört farklı işlevi yerini getirmektedir. Bunlardan birincisi olağan tahkim yoludur.  Burada taraflar spor kaynaklı bir uyuşmazlığın çözümü için CAS’a başvururlar. İkinci etkinlik Temyiz Tahkim Yargılamasıdır. Burada öncelikle bir spor kuruluş tarafından verilmiş bir kararın varlığı gereklidir. Bu karara karşı yapılacak itiraz, temyiz tahkiminin temel konusunu oluşturur. CAS’ın bir diğer işlevi de arabulucuk (mediation) tur. Arabulucuk bir yargılamadan çok tarafların bir uyuşmazlığı sulh ile sonuçlandırabilmek için CAS arabulucusunun yardımı ile iyiniyetle bir çözüme ulaşma çabasıdır. Son işlev ise CAS’ın spesifik bir konuda görüşüne başvurulması yoludur. Özellikle belli kuruluşlar henüz bir uyuşmazlık ortaya çıkmadan bir konuya ilişkin CAS’ın görüşüne başvurabilirler.
CAS YARGILAMASI

CAS Yargılamasının temel prensiplerini ve usulünü CAS Kodu belirler. CAS Kodunda iki temel bölümün dışında 3 de ek bölüm mevcuttur. Temel bölümlerden ilki Kuruluş ve Organizasyon ( Statute) dur. Burada temel olarak Tahkim Mahkemesinin görevleri, hakemler, misyon ve çalışma düzeni gibi hususlara değinilir. Kodun S 1 ile S 26 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İkinci Temel Bölüm Usul hükümlerini içermektedir. R 27 ile R 69 maddeleri arasındaki 43 maddede Yargılama dili, temsil, tebligat, süreler, hakemlere ilişkin hükümler, geçici ve ihtiyati tedbirler, uzlaşma, gizlilik, giderler gibi hükümler düzenlenmektedir. Ek bölümlerin ilki ise CAS Arabulucuk talimatı, ikincisi Olimpik Oyunlar Tahkim talimatı ve son olarak “Ek Hükümler” olarak nitelendirebileceğimiz bölümdür.

A- CAS YARGILAMASINDA GÖREVLİ ORGANLAR:

CAS Yargılaması Uluslararası Spor Tahkim Konseyi ve Spor Tahkim Mahkemesi olmak üzere iki temel organ tarafından yürütülür.
A.1.CAS?ın en üst organı olan  Uluslararası Spor Tahkim Konseyi (ICAS) CAS’ın idaresi ve finansmanından sorumludur. (S 2) 20 Hukukçu üyeden oluşan bu konseyin üyeleri 4 yıl için seçilip bu süre zarfında hakemler listesinde yer alamazlar, CAS’daki bir davanın taraflarından birinin savunmasını üstlenemezler (S 4, S 5). Başlıca görevleri: CAS hakem ve arabulucu listesini oluşturmak, CAS’ın finansmanını sağlamak, finans kaynaklarını yönetmek, hakemlerin reddi ve azli gibi konularda karar vermektir. (S 6)
A.2.Spor Tahkim Mahkemesi (CAS): Spor Tahkim Mahkemesi önüne gelen uyuşmazlıkları CAS Kodu hükümlerine göre çözümlemekle yükümlüdür. Mahkeme 3 tür görev icra eder. Bunlar birinci derece tahkim, temyiz tahkimi ve görüş bildirmedir. (S 12) Birinci derece tahkim tarafların arasındaki hukuki ihtilafları ilk derece mercii olarak çözümlemek, temyiz tahkim daha önce federasyonların, derneklerin ya da sair spor kuruluşlarının verdiği kararların temyizi sonucu gerekli incelemeyi yapmak; görüş bildirme ise Uluslararası federasyonlar, Ulusal Olimpiyat Komiteleri, Dünya Anti Doping Ajansı ve Olimpiyat Oyunları Düzenleme Komiteleri gibi kuruluşların belli bir konuda görüş sorması üzerine heyetin bu konudaki görüşünü açıklamasıdır. Örneğin 2000 Sydney Olimpiyatları öncesi CAS’a köpekbalığı derisinden imal edilmiş mayolarla yüzücülerin yarışıp yarışamayacağı sorulmuş ve bu duruma ilişkin görüş açıklanmıştır.
B- CAS’IN GÖREV ALANINA GİREN UYUŞMAZLIKLAR:

Doktrinde bu bölüm genellikle CAS’ın yetkili olduğu uyuşmazlıklar olarak nitelendirilse de biz usul kanunumuzun da kullandığı şekliyle görev teriminin daha doğru olacağı kanaatindeyiz. Bir uyuşmalıkta CAS’ın görevli olabilmesi için 2 temel kriter söz konusudur. Bunlardan ilki taraflar arasında bir tahkim anlaşmasının varlığıdır. Bu anlaşma taraflar arasında imzalanmış bir yazılı metinle (ya da önceden yapılan anlaşmanın bir maddesinde değinilmiş olabilir.) olabileceği gibi, temyiz tahkiminde kararına itiraz edilen spor kuruluşunun tüzüğünde CAS yargılamasının kabul edilmiş olması da yeterlidir. İsviçre Milletlerarsı Özel Hukuk Kanunu’na göre Tahkim Anlaşmasında tarafların imzalarının bulunması zorunlu bir unsur değildir. Yazılılık unsurunun gerçekleşmiş olması yeterlidir. Halbuki Borçlar Kanunumuzun 13. maddesinde yazılılık unsurunun ispatı için tarafların imzaları olmazsa olmaz koşuldur. Ancak daha önce de belirttiğimiz üzere CAS Yargılamasında Lex Arbitri ilkesi gereği İsviçre Kanunları uygulanacağından imzasız yazılı bir metnin de tarafların iradesini yansıttığını ispatlamak koşulu ile tahkim anlaşması olarak kabulü gerekecektir.

Bir uyuşmazlığın CAS’ın görev alanına girebilmesi için gerekli olan ikinci kriter uyuşmazlığın mutlaka spor ile bir ilgisinin bulunmasıdır. Spor ile ilgili olma kriterini geniş yorumlamak daha doğru olacaktır. CAS Kodu R 27 maddesinde “Sporla ilgili her türlü faaliyet” tanımı kullanılarak da yargı alanı genişletilmiştir. Örneğin Yalnızca sporcuların birbirleriyle ya da kulüpler veya fedarasyonlarla olan uyuşmazlıklar değil, yayın hakları, lisans hakları gibi konular ile oyuncu temsilcisi, masör, kondisyoner gibi kişilerin de haklarını CAS’da arama imkanları vardır. Yeter ki uyuşmazlık bir yanı ile de olsa spor ile bağlantılı olsun.